Güvenlik Kavramı

Güvenlik Kavramı

Güvenlik Sistemleri

Tarihten Günümüze Güvenlik İhtiyacı

İnsanoğlunun yaratılmasından bugüne kendini güvende hissetme isteği her zaman var olmuştur. Rahat ve huzur içinde uyuma ihtiyacı, ailenin korunması, varlıklarının başkaları tarafından ele geçirileceği veya çalınacağı endişesi, güvenlik ihtiyacını doğuran sebeplerden sadece bazılarıdır.  Bu ihtiyaç ve gereksinim, insanlığın yerleşik düzene geçmesinden önce bireysel girişimlerle sağlanmıştır. Bu girişim; kimi zaman elde edilen arazinin çevresini çitlerle çevirmek, kimi zaman da sahiplenilen alan içine izinsiz girmek isteyenleri engellemek için birebir mücadelenin adı olmuştur.

Tarım toplumuna geçişle beraber büyük şehirler/kentler oluşmuş ve bu kentlerin yönetilme gereksinimi, devlet ismi verilen organizasyonları doğurmuştur.  Devletler, güvenlik kavramını bireysel tedbirlerden öteye taşıyarak organize ve bilinçli bir hale getirmiştir. Devlet denilen bu organizasyon sayesinde şehirlerin etrafı geniş surlarla örülmüş, şehirde ya da kırsalda yaşan her bireyin, yani halkın güvenliğini sağlamak ve halkın tümünün bir başka devlet tarafından gelebilecek saldırılarda çıkarını korumak için düzenli ordular dahi kurulmuştur.

Günümüzde de halkın temel güvenlik gereksinimleri devletler tarafından karşılanmaktadır.  Bireylerin can ve mal varlığı güvenliğinden direkt devlet sorumludur. Bu bireyler için temel  bir hak olduğu gibi devletler içinde anayasal bir görevdir. Bu yüzden hemen hemen tüm ülkelerde güvenlik harcamaları bütçe giderlerinin başında gelmektedir. Güvenlik harcamalarının fazla olmasının nedeni; iç ve dış tehdit algısının yüksek olmasıdır. Dış tehdit kavramını; bir devletin bir başka devletin yerüstü ve yeraltı varlıklarına göz koyması ve kendi halkının çıkarları için diğer devlet halkının çıkarlarını görmezden gelmesi olarak açıklayabiliriz. İç tehdit kavramını ise; ayrılıkçı halk hareketler ile dış destekli silahlı örgütlerin toplum barışını ve huzurunu sarsarak güvensizlik ortamı yaratmak amaçlı yaptıkları eylemlerin varlığı olarak ifade edebiliriz.

Diğer taraftan kalabalık mega kentlerde hırsızlık, gasp gibi suçların oranı artmış, uyuşturucu ticareti, kaçakçılık ve insan ticareti gibi suçlardan maddi çıkar elde eden yasadışı suç örgütleri ortaya çıkmıştır. Tüm bu suç ve suçlularla devlet kolluk kuvvetleri vasıtasıyla hukuk zemininde mücadele ederken bireyler de kendi can ve mal varlıklarını korumak adına bazı tedbirler almaya devam etmektedir. Bu tedbirler;

Özel güvenlik şirketi ile çalışma,

Ev, ofis, şirket ve apartmanlarda güvenlik kamera sistemleri kurulumu,

Ev ve bina ile site girişlerinde kapı güvenlik sistemleri kurulumu,

Görüntülü diafon sistemleri,

Alarm sistemleri,

Bariyerli güvenlik sistemleridir.

İnsanoğlu var oldukça güvenlik ihtiyacı da beraberinde gelecektir. Yüzlerce yıl önce yabani bir hayvandan korunma güdüsü güvenlik ihtiyacını doğururken, günümüzde ise şehir hayatının beraberinde getirdiği endişelerden emin olmak için güvenlik kavramına ihtiyaç duymaktayız. Gelecek yüzyıllarda gelişen teknoloji ile beraber çok daha farklı güvenlik gereksinimleri ile tedbirlerinin ortaya çıkacağı bir gerçektir. Örneğin; siber güvenlik kavramı teknolojinin bize sunduğu yeni bir güvenlik anlayışıdır. Şimdilerde ise biyolojik güvenlik kavramı dikkat çekmektedir.

Hollywood filmlerinde film sonunda her zaman iyiler kazansa da gerçekte kötü niyetli kişiler kazanmak için her türlü yöntemi kullanmaktadır. Çoğu zamanda alınan önlemlerin/tedbirlerin yetersiz olması nedeniyle yaptıkları yanlarına kar kalmaktadır. Bu yüzden bireysel güvenlik tedbirlerine azami önem göstermeli, güvenlik harcamlarını boş bir harcama gibi değerlendirmemeliyiz. Tıpkı sigortalama işlemi gibi güvenlik harcamasının değerini  ancak elimizidekini kaybettiğimizde anlayabiliriz. Kısacası eşeği her zaman sağlam kazığa bağlamalıyız.